Husilere karşı ABD öncülüğündeki deniz gücü koalisyonuna katılımlarla ilgili belirsizlik sürüyor

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Yemen’deki Husilerin Kızıldeniz’deki ticari gemilere yönelik saldırılarına karşı kurulan uluslararası deniz gücü koalisyonuna katılan ülke sayısının 20’yi aştığını açıklamıştı.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, ‘Refah Muhafızı Operasyonu’ adlı uluslararası deniz gücü koalisyonuyla ilgili 19 Aralık’taki ilk yazılı açıklamasında, bu misyonda ABD’nin yanı sıra İngiltere, Bahreyn, Kanada, İtalya, Fransa, Hollanda, Norveç, Seyşeller ve İspanya’nın yer alacağını duyurmuştu. 21 Aralık’taki açıklamasında ise Austin, Yunanistan ve Avustralya’nın da katılımıyla operasyondaki ülke sayısının 20’ye çıktığını ve en az 8 ülkenin adının açıklanmasını istemediğini belirtmişti.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB üyesi ülkelerin ABD’nin Refah Muhafızı Operasyonu’na ‘Atalanta Korsanlıkla Mücadele Misyonu’ kapsamında katkıda bulunmayı kabul ettiğini bildirmişti.

Fransa Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Kızıldeniz ve çevresinde seyrüsefer özgürlüğünü güvence altına alma çabalarının desteklendiği, halihazırda buna yönelik faaliyetlerin yapıldığı belirtilmişti.

Öte yandan Bakanlık, gemilerin Fransız komutası altında kalacağını vurgularken bölgeye ilave deniz gücü konuşlandırıp konuşlandırmayacağına dair bilgi vermedi.

İspanya, misyona katılmayacağını bildirdi

İspanya ise misyonda yer almayacağını açıklarken sadece NATO liderliğindeki görevlere veya AB koordinasyonundaki operasyonlara katılacağını bildirdi.

İspanya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada Kızıldeniz’deki misyona ‘tek taraflı’ dahil olunmayacağı vurgulandı.

İtalya’da belirsizlik hakim

İtalya Savunma Bakanlığı, İtalyan Donanmasında görev yapan ‘FREMM’ sınıfı Virginio Fasan fırkateynini, misyon kapsamında Kızıldeniz’de konuşlandırma kararı alındığını açıkladıktan kısa süre sonra bunun Refah Muhafızı Operasyonu’nun bir parçası olmadığını duyurdu.

Muhalefet partileri, ABD’nin öncülük ettiği misyona dahil olunabilmesi için önce parlamentodan onay alınması gerektiğini vurguluyor.

Almanya’da nihai karar verilmedi

Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Christian Wagner, misyona ülkenin katılıp katılmayacağının incelendiğini belirterek, Kızıldeniz’deki saldırıların nasıl önlenebileceği konusunda Avrupalı ve ABD’li ortaklarla görüşmeler yapıldığını ifade etti.

Alman Hükümet Sözcüsü Steffen Hebestreit ise ordunun, herhangi bir askeri misyonda yer alması için parlamentonun onayına ihtiyaç duyduğunu hatırlattı.

Yunanistan fırkateyn, Hollanda, Norveç ve Danimarka askeri personel gönderiyor

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, yaptığı açıklamada Kızıldeniz’e bir fırkateyn gönderilerek Refah Muhafızı Operasyonu’na katılım sağlanacağını belirtti.

Hollanda 2 kurmay subayını, Norveç ise 10 deniz subayını Birleşik Deniz Güçlerinin merkezinin bulunduğu Bahreyn’e göndereceğini açıklarken Danimarka da operasyona bir subay göndererek katılacağını bildirdi.

Avustralya ise ABD öncülüğündeki misyonu desteklemek üzere askeri personel yollayacağını ancak savaş gemisi veya uçak göndermeyeceğini açıkladı.

Avustralya Savunma Bakanı Richard Marles, yaptığı açıklamada, Refah Muhafızı Operasyonu misyonunun Bahreyn’deki karargahına ocak ayında 11 askeri personelin gönderileceğini ve burada halihazırda 5 Avustralyalının görevlendirildiğini söyledi.

Marles, misyona gemi veya uçak göndermeyeceklerini dile getirdi.

Kızıldeniz’de saldırılar ve görev gücü

Yemen’deki Husilerin lideri Abdülmelik el-Husi, 14 Kasım’daki televizyon konuşmasında, İsrail’in abluka altındaki Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına tepki olarak Kızıldeniz’de İsrail gemilerini hedef alabilecekleri tehdidinde bulunmuştu. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri de 19 Kasım’da X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail bandıralı her türlü gemiyi hedef alacaklarını duyurmuştu.

Ardından Husiler, Babu’l Mendeb Boğazı’nda ‘Unity Explorer’ ve ‘Number Nine’ adlı iki İsrail gemisine İHA ve füze saldırısı düzenlemişti.

İsrailli denizcilik şirketi ZIM de 29 Kasım’da yaptığı açıklamada, Umman Denizi ve Kızıldeniz’deki güvenlik durumunu gerekçe göstererek gemilerinin Mısır’daki Süveyş Kanalı’nı kullanmayacağını belirtmişti. Son dönemlerde Husilerin eylemlerinin ardından çok sayıda gemicilik şirketi de Kızıldeniz’deki seferlerini durdurma kararı almıştı.


Posted

in

by

Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *