Rus uzman: 21. yüzyılın büyük bir gücü olan Türkiye’nin dış politikası artık ABD çizgisine uymuyor

Türk medyası, Türkiye’de terör örgütü PKK ile Suriye’de ortak tatbikatlar yapan ABD’nin müttefiki Ankara’yı kaybettiğini yazıyor. Üstelik Türk basınına göre ABD, Türkiye topraklarını bölme planları nedeniyle uzun süredir Türk halkının baş düşmanı haline gelmiş durumda.

Bu tür haberlerin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Joe Biden arasındaki telefon görüşmesinin hemen ardından ortaya çıkması ilginç. Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir dönüm noktası başlıyor gibi görünüyor.

Hazar Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Genel Direktörü Emekli Albay İgor Korotçenko Sputnik’e yaptığı açıklamada, ABD’nin Türkiye’ye yönelik müttefiklikten uzak tutumuna dikkat çekerek, Ankara’nın dış politika bağımsızlığının Washington’un Ortadoğu planlarıyla bağdaşmadığını belirtti.

Rus Uzman şu değerlendirmede bulundu:

Bilindiği gibi ABD ve Türkiye aynı askeri-politik blokta, yani NATO’da yer alıyor, ancak Washington, Ankara konusunda bir müttefik gibi değil, bir düşman gibi davranıyor. Darbe girişiminin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı fiziki olarak ortadan kaldırma girişiminin arkasında kimin durduğunu hatırlamak yeterli. Amerika Birleşik Devletleri ve onların Türk Hava Kuvvetlerinin komuta kadamesindeki ajanları. ABD’nin düşmanca eylemleri askeri-teknik işbirliğini de etkiledi. Washington tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesine rağmen Türkiye’ye ne F-35 ne de F-16 savaş uçaklarını hala teslim etmedi.

Ayrıca ABD, Suriye’de ve Ortadoğu’nun diğer bölgelerinde, Türkiye’ye ve Türk vatandaşlarına yönelik terör saldırıları düzenleyenler de dahil olmak üzere terör gruplarını desteklediğini altını çizen Korotçenko, “PKK militanlarını desteklemek ve onlarla ortak tatbikatlar yapmak, aslında uluslararası terörü teşvik etmek ve bu teröristlerin Türkiye’ye ve halkına yönelik saldırılarını yönlendirmek anlamına geliyor” dedi.

Açıklamalarına devam eden Rus Uzman şu sözlerini kaydetti:

Elbette tüm bunlar müttefiklik ilişkisi kavramıyla uyuşmuyor. Bunun sonuçta nereye varacağını söylemek zor. Ama şurası açık ki Türk halkı için ABD bir düşmandır. Yine Türk toplumunda hakim olan anlayışın aksine, İsrail’in Filistinlilere yönelik şiddet eylemlerini destekliyorlar. Bu nedenle bana göre her şey çok açık. Türkiye, haklı olarak ABD çizgisine entegre olmayan, bağımsız bir dış politika geliştirmeye devam ediyor. Türkiye kendi kendine yeten bir ülke ve hatta diyebilirim ki, Türkiye hem ülke ve insan potansiyeli hem de uluslararası ölçekte bir politikacı olan lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın özellikleri açısından 21. yüzyılın büyük bir gücüdür.

Korotçenko Amerikalıların Türk karşıtı faaliyetlerini artırdıkları koşullarda, Türkiye’nin ulusal egemenliğini güçlendirme yönünde bir yol izlediğini ve bu yolda Rusya gibi güvenilir bir ortağı olduğuna vurgu yaparak, sözlerini şöyle sürdürdü:

ABD’nin açıkça Türkiye karşıtı eylemlerini gören Erdoğan ve Türk halkının gerekli sonuçları çıkardığını düşünüyorum. Ve bana göre asıl sonuç, ulusal egemenliğin mümkün olan her şekilde korunmasıdır. Bu yolda Türkiye’nin konjonktürel davranmayan Rusya gibi güvenilir bir ortağı var. Bugün Rus-Türk etkileşiminin kesinlikle her alanında bir gelişme olduğunu görüyoruz. Ekonomi temeldir ve burada ticaret hacminde gözle görülür bir artış ve nükleer enerji, hidrokarbon ihracatı vb. alanlarda büyük altyapı projelerini hayata geçirme arzusunu görüyoruz.

Korotçenko sözleriniTürkiye’nin ve bizim önümüzde, ülkelerimizi karşılıklı olarak güçlendirecek harika bir geleceğin olduğunu düşünüyorum” cümlesiyle tamamladı.


Posted

in

by

Tags:

Comments

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *